Hamlet’ten Bir Ses, Gecenin İçinden
William Shakespeare Hamlet ile insanın kendi kendine verdiği sözleri ne kadar kolay bozabildiğini yüzümüze çarpar. Hamlet konuşurken aslında bir krala değil, zamana değil, doğrudan insana seslenir. Yüzyıllar geçmesine rağmen bu yüzden hâlâ günceldir.
Seslendirme, bir arşiv çalışması olarak hazırlanmış olsa da aynı zamanda kişisel bir üretim notu niteliği taşır. Yazmak, okumak ve düşünmek; sanatla uğraşan biri için bir mazeret değil, sorumluluktur. Bu kayıt da o sorumluluğun küçük ama samimi bir parçası olarak burada yerini aldı.
Hamlet: Verilen Sözlerin Çabuk Unutulması Üzerine
İnanıyorum söylediğini candan söylediğine
Ama bugünkü verilen karar yarın bozulur çok kez.
Hafızanın kulu olmaz kararımız
Çabuk doğduğu için büyümeden ölür.
Nasıl ki ham meyve dalında durur da
oldu mu kendiliğinden düşüverir yere:
Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak
En çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak.
Tutku bitti mi istem de biter gider.
Ateşli sevinçler de kederler de
yeminleri yakarlar kendileriyle birlikte.
Sevincin en coştuğu yerde dert en çok yerinir.
Bir dokunmada dert sevince döner sevinç dertlenir.
Madem ki bu dünya bile yok olacak günün birinde
Sevginin bitmesine insan neden üzülsün?
Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı
Daha kimseler çözmedi bu bilmeceyi…
Düşen büyük adamı en sevdiği unutur.
Yükselen züğürde düşmanları dost olur.
Sevgi talihin peşindedir diyecek insan,
Bunca dost görünce büyüklere kul kurban!
Başı darda olan dayanak aramaya görsün,
Sözde dost düşman kesilir bütün.
Ama ilk düşünceme döneyim yine.
İsteklerimiz öyle çatışır ki kaderimizle
Bütün kurduklarımız yıkılır gider.
Düşünceler bizim, olaylar bizim değildir.
Sen yine bir daha evlenmeyeceğine inan!
İnancın değişir kocan öldüğü zaman…
Shakespeare